Gıda boyalarına dikkat!

21.3.2016  21:41 Sağlık
Gıda boyalarına dikkat!


EN ÇOK ÇOCUKLARI ETKİLİYOR


-A+
İngiliz Gıda Standartları Enstitüsü’nün yayınladığı bir araştırmanın sonuçları hepimizi ürküttü. Uzun süredir gıdalarda kullanılan renklendirici maddelerin sağlığı bozucu etkileri olduğundan kuşkulanılıyordu. 
Örneğin E102 diye bilinen (tartrazine) maddenin kaşınma ve kurdeşen benzeri döküntüler yaptığı biliniyordu. Birçok ülke, kuşkulu bulduğu bu maddeyi zaten izlemeye almış, E102’yi etikete yazma mecburiyeti koymuştu. Amaç E102’ye duyarlı olanları uyarmaktı.
Gıda boyalarının çocuklarda davranışı etkilediğini iddia eden araştırma sonuçları yayınlanmıştı. Ancak bunların çocuklarda öğrenme güçlüğüne de yol açtığına dair kesin bir kanıt yoktu.
EN ÇOK ÇOCUKLARI ETKİLİYOR
İngiliz bilim adamlarının yayınladığı araştırmanın sonuçları etkileyici. Özellikle E110 ve E102’nin çocuklarda davranış bozukluğunun yanı sıra zekâ gelişimini de engelleyebileceği endişesini taşıyorlar. Bu besinlerin içine konan, E102, E104, E110, E122, E124, E129 gibi renk verici katkı maddelerinin yasaklanmasını öneriyorlar. 
Gıda katkılarının birçok çeşidi var. Bu katkılar besinlere tatlandırıcı (aspartam), koruyucu (benzoatlar), renk verici (E102), ya da lezzet artırıcı (MSG) amaçla ekleniyor. MSG’nin bazı insanlarda aşırı duyarlılığa yol açabileceği biliniyor. 
Şeker yerine kullanılan aspartamın göz kapakları dudaklar el ve ayaklarda şişmeye neden olabileceği, koruyucu olarak eklenen benzoatların ciddi alerjik durumlarını tetikleyebileceğini gösteren gözlemler var. 
Besinlere renk vermek amacıyla eklenen maddeler içinde ise en sık alerjik reaksiyon yapan boya E102 gibi görünüyor. E102 duyarlı kişilerde astım ve kurdeşen ataklarına neden olabiliyor. 
Bu konuda bilinenler, bilinmeyenlerden çok az. Daha etraflı çalışmalar gerekiyor. Prensip olarak çocuklarınıza renkli yapay maddelerin eklendiği, içerdiği besinleri yedirmemeye çalışın. Onları özellikle şekerlemeler ve benzeri renkli yiyeceklerden uzak tutun.
BİR SORU
Bana en uygun aktivite hangisi?
Hastalarım “Benim için en uygun aktivite hangisidir?” diye sorarlar. Ben de “Yapabildiğiniz her türlü aktivite size uygundur!” derim. Çoğu insan, daha fazla fizik aktivite yapmasının canı neyi ve ne kadar isterse yemesine bahane olabileceğini düşünür. Unutulmaması gereken “kiloları vermek” değil “verilen kiloları korumak”tır. Bu, dengeli beslenme ve düzenli aktivite ile sağlanabilir. Aktivite konusunda verebileceğim bazı ipuçları var: 
1) Bir egzersiz arkadaşı edinin
2) İdmanları önceden planlayın
3) “Çok fazla” ve “çok hızlı” aktivite yapmayın
4) Aşamalarınızı kaydedin, günlük tutun
5) Eğlenerek hareket etmeye öncelik verin
“Kilo kaybetmek için ne kadar egzersiz yapmalıyım?” sorusu küçük bir matematik hesabı gerektirir! 500 g kaybetmek için 3500 kalori yakmak gerekir. Bir seferde 300 kalori yakılabilinirse 12 kez aktivite yaparak yarım kilo zayıflanabilinir. Demek ki 300 kalori de eksik alınırsa yarı yarıya kısa zamanda aynı kilo verilebilir.
Kilo vermek istiyorsanız haftada 200 dakikayı fizik aktiviteye ayırmalısınız. Kaloriyi de azaltırsanız haftada 150 dakika egzersiz ile sonuca ulaşabilirsiniz. Yeni başlayan biri haftada 50 dakika ile başlamalı ve 200 dakikaya ulaşmalıdır.
Dr. Evren ALTINEL ealtinel@yasasinhayat.org
AKLINIZDA OLSUN
Kadınlarda tüylenme sorunu can sıkıcıdır
Vücudunuzun hangi bölgesinde, ne kadar, ne renk ve koyulukta tüy bulunacağı genetik olarak belirlenmiştir. Bazı etnik gruplarda kadınlar diğerlerinden daha fazla tüye sahiptir. Bunlar herhangi bir sağlık sorunu gibi kabul edilmemelidir. 
Tüylenme ile ilişkili sağlık sorunu –hisutism- bazen bir hormonal bozukluğu ya da ilaç yan etkisinin işareti de olabiliyor. Polikistik yumurtalık sendromunda, kuşing sendromunda, erkeklik hormonu üreten yumurtalık ve böbrek üstü bezi tümörlerinde beklenmedik sıklık ve yoğunlukta tüylenme ortaya çıkabiliyor. 
Fenitoin ve Minoksidil gibi ilaçların da tüylenmeye yol açabileceği biliniyor. Daha nadir görülen bir nedeni de yememe hastalığı yani “Anoreksiya Nervoza”dır. Tüylenme sorunun tedavisi altta yatan sağlık sorunun tedavisi olarak da düzenlenmelidir. Ayrıca deneyimli merkezlerde yapılan “lazer” epilasyonu yönteminden yararlanma da mümkündür.?
BİR BİLGİ
Aşırı terlemenin nedenleri
Vücudumuzda yaklaşık üç-beş milyon civarında terleme hızı ve miktarını ayarlayan bez var. Cildinize yerleşmiş olan bu bezler vücut sıcaklığına ve kendi kendine çalışan otomatik, sinirsel uyarılara bağlı olarak sıvı salgılamakta yani terlemenizi sağlamaktadır. 
Ter ile kaybedilen sıvı esas olarak su ve tuzdan ibarettir. Diğer minerallerin miktarı oldukça düşüktür. Terleme ile kaybedilen su miktarını esas olarak çevre ısısı belirler ama yiyip içtiklerinizin, kullandığınız ilaçlar, genetik yapınız, hastalıklarınız da etkisi olabiliyor. Yüksek dozda kullanıldığında Asetaminofen, Aspirin, Tiroid hormonu gibi ilaçlar da terlemeye yol açabilir. 
Bazı insanlarda terleme kalıtımsaldır. Bu kişilerde avuç içi ve ayak tabanında ayrıca koltuk altı ve kasıklarda fazla miktarda olmaktadır. Terleme miktarınızı hormonlar da etkiler. Menopoz ve andropozda, yani kadınlarda Östrojen, erkeklerde Testosteron hormonu azaldığında terleme artar. Düşük kan şekeri, kan şekerinde yüksekliğe bağlı sinir sistemi hasarları, tiroid bezinin aşırı çalışması, tüberküloz, malta humması gibi enfeksiyon hastalıkları, sıtma ve benzeri parazit hastalıklarında da aşırı terleme ortaya çıkabilir. 

YORUMLAR

Bağlantılar: Özel

Çok Okunan Haberler

Yandex.Metrica 2292