SON DAKİKA

Politika

Devlet Bahçeli, Nagehan Alçı'nın canlı yayındaki ''Öcalan'' iddiasına çok sert yanıt verdi

MHP Lideri Devlet Bahçeli, Nagehan Alçı'nın teröristbaşının mektubuyla ilgili iddiasına yanıt vererek ''Gözünü ve gönlünü alçalmaya teslim etmiştir'' dedi.

26 Haziran 2019 13:27
Devlet Bahçeli, Nagehan Alçı'nın canlı yayındaki ''Öcalan'' iddiasına çok sert yanıt verdi

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, grup toplantısında yaptığı konuşmada gazeteci Nagehan Alçı'nın teröristbaşı Abdullah Öcalan'ın mektubuyla ilgili iddiasına cevap verdi.

ALÇI'YA VE AKŞENER'E YANIT

Grup toplantısında Nagehan Alçı'ya ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in "Mitil İmralı'ya atılmış" sözlerine yanıt veren Bahçeli, "İP'in başındaki şahsiyet diyor ki, 'Mitili İmralı'ya atmışlar.' Bir gazeteci de malum mektuptan önce haberim olduğunu söyleyerek gözünü yalana dolana teslim etmiştir. İP'in başındaki şahın bunu söylediğine göre ya İmralı'da nöbete girmiş ya da Pensilvanya'dan sufle almıştır. MHP ile teröristler arasında en küçük bağ kurmak bile iblisin oyununa gelmektir. Bizi hedef alarak İmralı canisi mektubundan medet umduğumuzu, göz yumduğumuzu aklından geçirmek, rüyada görmek, hayalini kurmak alçaklıktır, arsızlıktır. Bizim söylediğimiz şudur; HDP Kandil'in siyasi aracısıdır. Ha HDP, ha Kandil bunların aralarında fark yoktur. HDP'nin zillet ittifakı içinde olması CHP adayına destek mesajı terörist başı tarafından kabul görmemiştir. MHP, İstanbul'da Cumhur İttifakı'nın başarısı için ter dökmüş, emek vermiştir. İstanbul'a bir mitil attık gelin görün hepsi toz toprak gibi havaya kalktı. Malum isim ve çevreler mitilimizi duyunca militanlaştıkça militanlaştılar. Zavallılar nereden bilsin mitili, onların çoktan tutuşmuş fitili. Biz mitil attık, onların beti benzi attı." dedi.

Bahçeli'nin konuşmasının satır başları şöyle:

"Ülkemiz 31 Mart 2019'dan 23 Haziran 2019'a kadar geçen 84 günlük sürede İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçimine kilitlenmişti. YSK, İBB seçimini yenilenmek kaydıyla 6 Mayıs'ta iptal etmişti. Hem İstanbul, hem Türkiye seçimin siyasi kampanya sürecine sahne oldu. Çalışmalarımızı bu alanda teksif ettik. Bu nedenle grup toplantılarımıza ara vermiştik. MHP, hiçbir taahhüdünü unutmamıştır. Hiçbir vaadini ihmal ve inkar etmemiştir. 23 Haziran seçimi sürecinde neye inanıyorsak, neyi doğru buluyorsak tavrımızı ve duruşumuzu buna göre belirledik. Tarafız ve tarzımız bilinmekteydi. Cumhur ne diyorsa ona kulak verdik. Cumhur İttifakı'nın hedefleri doğrultusunda gece-gündüz demedik, gerçekten üzerimize ne düşüyorsa yaptık. Müsterihiz. Hiç kimse samanlıkta iğne aramasın. Hiç kimse orasını burasını oynatmasın, herkes dilinin ayarına dikkat etsin. Aklına geleni işleyip, her ağacı taşlamaya yeltenmesin."

"İSTANBUL EHLİNE EMANET EDİLMEMİŞTİR"

Türkiye seçim bahsini kapatmıştır. Seçimsiz 4 uzun yıl vardır. İBB Başkanlığı sonucuna saygımız tamdır. 23 Haziran seçim sonucunun hayırlı olmasını diliyorum. Ayrıca İstanbul'da insanüstü bir gayretle çalışan arkadaşlarımız tebrik ediyorum. Sandık şaibeden arındırılmıştır. Kazanan Türkiye olmuştur. Kara kampanyalar 23 Haziran'da buruşturulup atılmıştır. Türkiye'de demokrasi yok diyenler hem 31 Mart seçiminden hem de 23 Haziran seçimlerinden ibret almalıdır. Hakkımızı alacaksak demokratik adap ve ahlak sınırlarında kalarak irademizi göstermeliyiz. Demokrasinin hakimiyeti, hukukun üstünlüğü, milletimizi oluşturan fertlerin eşit haklara sahip olması Türkiye'nin stratejik gücüdür. İstanbul ehline emanet edilmemiştir. Sonuçlarını görmemiz kuvvetle muhtemeldir.

23 Haziran'ın neticesi ne olursa olsun, Cumhur İttifakı 31 Mart'ta mührünü vurmuştur. 31 Mart'tan 23 Haziran'a kadar pek çok şey yaşanmıştır. Siyasi ortam gerildikçe gerilmiştir. sosyal medya infazları, rezil dedikodular, asılsız haberler, gerçekçi olmayan mağduriyet edebiyatı 23 Haziran'ı gölgelemiştir. Pençe Harekatı'nı yapan Türkiye, sosyal medyada ahlaksızlarını da ortadan kaldırmalıdır.

KILIÇDAROĞLU'NA YANIT

CHP, YSK'nın 6 Mayıs seçim iptal kararını haksız şekilde tartışmaya açmış, karalamıştır. CHP Genel Başkanı'nın dünkü toplantısında '23 Haziran seçimi iptal edilirse tepki göstermeyeceğim' demesi şımarık bir ruh halinin dile gelmesidir. CHP Genel Başkanı korku tünelinde bocalamaya, kaygı türbülansına girmeye başlamıştır. Artık bundan sonra Ekrem oğlu Kılıçdaroğlu'nun tepesinde keskin kılıç gibi sallanacak. Kimin ne yapacağı kendi meselesidir. Dileğimiz İstanbul'un iyi yönetilmesidir.

23 Haziran seçiminden sonra CHP'li belediye başkanın konuşması analiz edilmelidir. Maksadını aşan, hamaset tuzağı taşıyan İstanbul Belediye Başkanı gizli gündemi konusunda hazırlık içindedir. CHP'li belediye başkanının her yere çekilecek konuşma yapması bize göre tesadüfi görülemeyecektir. Kulun hesabı varsa, Allah'ın da hesabı vardır. İstanbul Türk milletinindir. Türkiye'nin özetidir. 566 yıllık fetih namusudur. 23 Haziran'da yolunu şaşıranlar elbet hak ettiğini bulacaktır.Herkes ayağını denk almalıdır. Siyasi paçozluğa yer olmayacaktır.

CUMHUR İTTİFAKI VURGUSU

Cumhur İttifakı geleceğe bakmalıdır, ülke meselelerine odaklanmalıdır. 2023 hedefleri için çok çalışmalıyız. Seçim tartışmalarını bitirip asıl gündeme sarılmalıyız. Çılgın Türklerin yaptıkları yapacaklarının teminatıdır. Büyüyen bir Türkiye özlemi gerçekleşmelidir.

Bir devletin üç temel niteliği vardır. birincisi ülkesi, ikincisi milleti, üçüncüsü de egemenlik hakkıdır. Herhangi birisi olmadan devletin olması imkansızdır. Devleti devlet yapan adalettir. Ülkeyi, milleti ve egemenlik hakkını ayakta tutan adalettir. Türk devlet felsefesinde adalet her şeyin üstündedir. Adalet mülkün temelidir. Millet şuuru olmadan, devlet şuurunun hayat bulması imkansızdır. Devlet şuuru demek bağımsızlık demektir.

S-400 MESAJI

Türkiye'nin egemenlik haklarına karşı saldırı sahnededir. ABD'nin S400 üzerinden ülkemizi tehdit etmesi bir defa devlet olma vasfımıza hakarettir. Türkiye bir yol ayrımındadır; ya bu tehditlere boyun eğeceğiz ya da S400'leri temmuzda ayıp konuşlandıracağız. Bunun başka bir seçeneği kalmamıştır. ABD, devletten taviz istemektedir. S400'leri alırsanız tehditlerinin bizim nezdimizde hiçbir geçerliliği yoktur. S400'lerin alınması bir varoluş meselesine dönüşmüştür. Türkiye'nin karar organları bellidir. Türkiye teslim olmamalıdır, taviz vermemelidir. S400 almak milli devletimiz için de vazgeçilmezdir.

ABD VE YUNANİSTAN'A SERT SÖZLER

ABD Başkanı İran'a yaptırımlar açıklamıştır. Bu ülkede pek çok kişiyi hedef alan yaptırımları imzalamıştır. ABD Başkanı'nın freni iyice boşalmıştır. ABD sorumsuzdur, kontrolsüzdür, duyarsızdır, kaygısızdır. Yaşanan restleşmelerin çatışmaya dönüp dönmeyeceğini kestirmek zordur.

Doğu Akdeniz'de sabrımız taşma noktasındadır. Yunanistan ateşle oynamaktadır. Topal ördek Çipras, Türkiye'yi önleyeceklerini ifade etmiş, zırvada zirveye çıkmıştır. Yunan hükümeti bilmelidir ki Ege ve Akdeniz'de önümüzü kesecek bir korsan anasından doğmamıştır. Çipras kendini tarihe vermeli, İzmir'de dökülen dedelerinden ders almalıdır. Yunan falan dinlemeyiz, gideceğimiz yere kadar gideriz. Karşımıza çıksın da başına neler geleceğini görsün. Sondaj gemileri faaliyetlerine devam etmelidir."

ALÇI NE DEMİŞTİ?

Nagehan Alçı, Habertürk TV'de canlı yayına katıldığı bir programda şunları söylemişti:

"Ben hiçbir zaman Cumhur İttifakı'na ve MHP'ye herhangi bir tepki göstermedim. Öcalan'ın mektubu çok fazla konuşuluyor. Öcalan'ın mektubu elbette ki devletin bilgi ve izni dahilinde kamuoyuyla paylaşıldı. Bu bir devlet projesi. Devlet bey de Cumhur İttifakı'nın genel başkanından biri olarak, evletin içinde de nüfuzlu biri olarak, elbette ki bundan bilgi sahibidir diyorum. Öcalan bir mektup yazıyor. HDP'nin tarafsız olması gerektiğine dair. Devletin gönderdiği -elini kolunu sallayan kimse gidemez- bir akademisyen PKK üzerine uzun yıllardır çalışmalar yapan biri -ben de kamuoyuyla birlikte bu ismi duydum- ve kendisine ulaşıp bilgi aldım. Onun söylediği, yaklaşık bir ay kadar önce on yıldır uğraştığı Öcalan ve PKK ile ilgili kitapların Ocalan'a ulaştırıldığı bilgisini aldığını, Erdoğan'a ulaşmaya çalıştığını, sayısız mektup yazdığını ama bunların cevapsız kaldığını; bundan yaklaşık on gün iki hafta kadar önce Bülent Arınç'a ulaşmaya çalıştığını ve Arınç'a PKK konusunda uzmanlıklarını anlatıp kitaplarını gönderince Arınç'ın kendisini cumhurbaşkanına götürdüğünü ve hakan fidanın da olduğu bir görüşme yaptıklarını ve o görüşmede de bütün çalışmalarını Öcalan'la ilgili tahlillerini anlattığını söyledi."

 

Yorumlar

  • Yazılan haber yorumları hiçbir şekilde haberclick.com'un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Web Tasarım