SON DAKİKA

Teknoloji

Huawei Mate 20 Pro incelemesi

Tüm dünya pazarında yükselişine büyük bir hızla devam eden Huawei, bugüne kadar tanıttığı en iddialı model olan Huawei Mate 20 Pro ile adını 2018 yılının en iyileri arasına yazma konusunda oldukça iddialı.

23 Nisan 2019 14:25
Huawei Mate 20 Pro incelemesi

Uzunca bir süredir merakla beklediğimiz Huawei Mate 20 Pro nihayet gün ışığına çıktı. Ancak bizim cihazla karşılaşmamız biraz daha erken oldu. İlk önce, dünya lansmanı henüz yapılmadan Budapeşte’de gerçekleştirilen özel ön gösterimde cihazı inceleme fırsatı elde ettik. Ardından Londra’da gerçekleştirilen etkinlik sonrasında Mate 20 Pro’yu kullanmaya başladık. Tasarımdan başlayıp tüm detaylarına kadar anlatacağımız bu deneyimde Mate 20 Pro bizi fazlasıyla etkilemeyi başardı diyebiliriz. 

RENK SEÇENEKLERİ 

Budapeşte’de özel bir renk seçimi yapmadan dağıtılan kutularda şansımıza bizi alacakaranlık modeli karşıladı. Halihazırda elimizde olan alacakaranlık rengindeki P20 Pro ile de yeni modeli böylelikle karşılaştırma şansı elde ettik. Öncelikle şunu söyleyelim, cihaz kamerasından tutun da renklerine kadar farklı bir model olduğunu dışarıya gösteriyor. Yani cihazın arka panelini gördükten sonra başka bir model olduğunu düşünmenize imkan yok. Ayrıca alacakaranlık rengi kendi içinde de değişmiş. P20 Pro’da mordan başlayıp maviye giden o renk yerine daha koyu bir lacivertle başlayıp önce mora sonra maviye dönen bir alacakaranlık var karşımızda bu kez. Bu noktada rengi beğenip beğenmemek çok kişisel bir karar elbette. Biz her ne kadar P20 Pro’daki renk geçişini daha yumuşak bulduysak da Huawei Mate 20 Pro’nun bu renginin favoriler arasına hızla gireceğini ön görmek çok yanlış olmaz. Londra’da yapılan global lansman sonrasında ise tahmin ettiğimiz üzere herkesin favorisi alacakaranlık oldu. Fakat biz tüm katılımcıların aksine alacakaranlık yerine yeşil renkli modeli seçtik. Yeşil rengin tonu ve alacakaranlık modelde olmayan çizgili dokulu bizi kendine çekti. Ancak üzücü bir haberimiz var ne yazık ki yeşil ve pembe renk seçenekleri şu aşamada Türkiye’de satışa sunulmayacak. Ilerleyen günlerde umarız bu iki renk seçeneği de Türkiye’de satışa sunulur. Arka gövdedeki tek değişim bu değil elbette. Kamera konumlandırılması da tamamen değiştirilmiş. Cihazı ortalayacak şekilde 4’lü bir sistem kurulmuş. 3 kamerayı tamamlayan dördüncü öge olarak karşımıza flaş çıkıyor. Yuvarlak köşeli kare tasarımın çıkıntısının P20 Pro’ya göre çok daha az olduğunu söyleyebiliriz. Cam gövdede parmak izi tutma problemi azalsa da devam ediyor. Dikkatimizi asıl çekense, cihazın P20 Pro’dan daha az kaygan oluşu oldu. Hala kumaş ve düz yüzeylerde kayıyor, ama kıyaslandığında çok daha “iyileştirilmiş” bir deneyim var. Özellikle arka yüzeyde çizgili bir dokuya sahip olan mavi (Türkiye’de satışa sunuluyor) ve yeşil renk seçeneklerinin tutuşu oldukça iyi. Tasarımda en dikkat çekici bir diğer nokta ise kırmızı ekranı uyandırma tuşu diyebiliriz. Bunun dışında ortalarda görünmeyen parmak izi sensörü de kendine yeni bir yer buluyor elbet. Ancak buna birazdan değineceğiz. 

 

Huawei Mate 20 Pro
Huawei Mate 20 Pro

EŞSİZ DENEYİM 

Cihazda 6,39 inç boyutunda 3120×1440 piksel çözünürlük sunan AMOLED ekran yer alıyor. Ekranın köşelere doğru hafif kavisli olduğunu söyleyelim. Bu ekrandaki en dikkat çekici unsur ise ne çözünürlük ne de ekranın parlaklığı. Bakışlar ilk olarak oldukça geniş çentiğe takılıyor. Işte tam da bu çentikte Huawei’nin yeni gelişmiş yüz tanıma sistemi yatıyor. Malum rakibine çok benzer bir sistemi cihaza oturtan Huawei Mate 20 Pro, daha gelişmiş bir yüz tanıma sistemi vadediyor. Bizim de yaptığımız uzun süreli testte her defasında cihaz bizi tanımayı başardı. Yüz tanıma sistemini çok dar açılardan masaüstü konumuna kadar test ettiğimizi söyleyebiliriz. Hatta en rakibiyle karşılaştırmalı olarak yaptığımız testlerde Huawei Mate 20 Pro’nun daha hızlı çalıştığını söylemek mümkün. Sistem yüzünüzü hızlı bir şekilde okuyup ekranı da aynı hızla açıyor. Üstelik yine iPhone X’da olduğu gibi kilit ekranında da kalmıyorsunuz tercihinize göre yüzünüzü tanıtarak son açık ekrana dönebilirsiniz. Ekranın bir diğer önemli özelliği ise ekrana entegre parmak izi sensörü. Öncelikle şunu belirtelim, bu durum “tüm ekran parmak izi okuyor” anlamına gelmiyor. Ekranda sadece belli bir alan parmak izinizi okuyor. Hızlı bir tanıtımın ardından bu özelliği de test ettiğimizde başarılı bir şekilde çalıştığını gördük. Su üzerine çarpan damlacıkların yarattığı mini dalgalara benzer bir animasyon sunuyor bu sensör. Bu yüzden, aslında bastırmamıza gerek olmasa da zaman zaman elimizi ekrana bastırdığımızı fark ettik. Hatta burada “sihirli” bir durumda söz konusu. Şöyle ki Huawei Mate 20 Pro’nun parmak izi sensörüne parmağınızı “değdirmeden” yaklaştırdığınızda sensör aktif hale geliyor. Bu sayede kapalı siyah bir ekranda parmak izi sensörünün yerini aramak zorunda kalmıyorsunuz. Sensör başarılı bir şekilde çalışıyor fakat şu dikkatimizi çekti. Ne yazık ki Huawei’nin her fırsatta övdüğümüz klasik parmak izi sensörü kadar hızlı çalışmıyor. O animasyon saniyelik de olsa sistemin açılmasını geciktiriyor. Ancak tasarım elbette pürüzsüzlüğünü koruyor. Yeni cihazla beraber yüz tanıma veya parmak iziyle otomatik şifre doldurma özelliğinin geldiğini de ekleyelim. Bu üçlü güvenlik sistemi eşsiz ve kusursuz bir deneyim sağlıyor. 

HIZ VE PERFORMANS 

En merak ettiğimiz detaylardan biri EMUI 9.0’dı. Sadeleşen arayüz, ayarlar sekmesinde pek çok gereksiz adımı kaldırmış diyebiliriz. Ancak bunun ötesinde Kirin 980’le de birlikte cihazın arayüzü hızlanmış. Uygulama çekmecelerinin veya dahili uygulamaların açılışları çok daha hızlı. Huawei P20 Pro ile yaptığımız karşılaştırmada da bu gözlemi yapabildiğimizi belirtelim. Karşımızda çok daha hızlı tepki veren bir cihaz bulunuyor anlayacağınız. Uygulama kapatma ekranında ise toplu uygulama dizinleri değişmiş. Üst üste uygulamalar yerine iPhone X’da olduğu gibi yan yana görüyoruz. Kapatmak istediğimiz uygulamayı ise yine iPhone X’da olduğu gibi yukarı sürükleyerek kapatıyoruz. Sürpriz olmayacağı üzere bir Android işletim sistemi kullanım kolaylığı olarak tüm açık uygulamaları tek bir dokunuşla da kapatabiliyorsunuz. Ayrıca standart bir Android cihazda yer alan kısa yol tuşlarını da kaldırmak mümkün. Bu noktada kullanıcı deneyimi tamamen iOS’e yaklaşıyor. Eğer uzun süreli bir iPhone X kullanıcısı iseniz Huawei Mate 20 Pro’ya dakikalar içinde alışıyorsunuz. Cihazda Kirin 980 yer aldığını söylemiştik, teknik detay olarak işlemciye 6 GB RAM ve 128 GB dahili hafızanın eşlik ettiğini de ekleyelim. Bu noktada özel bir parantez daha açmak gerekiyor. Zira Huawei Mate 20 Pro MicroSD kartları rafa kaldıran yeni nesil bir hafıza kartı desteğine sahip. Firmanın Nano Memory (NM) olarak adlandırdığı yeni kartlara geçiliyor. Bu da telefonunuzu değiştirmeyi düşünüyorsanız eski microSD kartınıza da veda etmeniz gerekeceği anlamına geliyor. MicroSD kartlara kıyasla yüzde 45 daha küçük olan kartlar 128 GB / 256 GB dahili hafıza ve 90 MB/s aktarım hızı sunuyor. Şimdilik Nano Memory kartlar Huawei’ye özel gibi görünüyor. Diğer firmaların bu yeni kartlara sıcak bakıp bakmayacağı merak konusu. Huawei Mate 20 Pro işlemci performansıyla da Android dünyasının en güçlüleri arasında yerini alıyor. Test sonuçlarına göre 7 nm A12 Bionic işlemcili iPhone Xs modellerinin gerisinde kalsa da Huawei Mate 20 Pro, testlerdeki performansıyla göz dolduruyor. Geekbench’in tek çekirdek ve grafik odaklı GFXBench testlerinde az da olsa Samsung Galaxy Note 9‘un gerisine düşen Pro, Snapdragon 855‘li modeller gelene kadar Android tarafının en iyisi olarak değerlendirilebilir. 

KABLOSUZ ŞARJ

 4.200 mAh kapasiteli pille gelen Huawei Mate 20 Pro modelinin pil performansı övgüyü hak ediyor. Teknik özellik tablosunda da görüleceği gibi cihaz 40W kablolu hızlı şarj destekliyor. Huawei’nin açıklamasına göre yarım saatlik şarj yüzde 70 dolum sağlıyor ki yaptığımız testlerle verilen bu süreyi doğruladığımızı söyleyebiliriz. Tabii cihazı kablosuz şarj (15W) etmek de mümkün. Ancak asıl ilginç özellik Wireless Reverse Charging. Tersi yönde kablosuz şarj desteği sağlayan bu özellik sayesinde cihazı kablosuz şarj standına dönüştürebiliyorsunuz. Bu kapatılıp açılabilen bir özellik. Yani sürekli açık gelmiyor. Ayarlar’da yer alan Pil kısmından açabiliyorsunuz. Açtıktan sonra kablosuz şarj destekleyen cihazla sırt sırta getirdiğinizde diğer cihaz şarj olmaya başlıyor. Şarjınızı paylaşmak ister misiniz bilemiyoruz ancak oldukça cömert ve rakipleri açısından manidar bir özellik olduğu kesin.

ULTRA GENİŞ AÇI

Gelelim kameralara; Leica imzalı kamera sistemine baktığımızda bizi f/1.8 diyafram açıklığına sahip geniş açı, f/2.4 diyaframlı 8 MP telefoto ve f/2.2 diyafram açıklıklı 20 MP ultra geniş açı karşılıyor. Macro çekim meraklısıysanız sonda söyleyeceğimizi başta söyleyelim, Huawei Mate 20 Pro aradığınız model olabilir. Klasik 1x, 3x, 5x yakınlaştırmaya ultra geniş açı ile 0,6x eklenmiş. Bu moda geldiğinizde kamerayla beraber macro çekim gerçekleştirebiliyorsunuz ve 2,5 cm’e kadar odak bozulmadan nesneye yaklaşabiliyorsunuz. Yaptığımız testlerde makro modunda harikalar yarattık diyebiliriz. burada yayınladığımız örnek makro çekimlere bakarak Huawei Mate 20 Pro’nun ne kadar yetenekli olduğunu siz de görebilirsiniz. Kamera performansı ise yine liste başı olacak gibi görünüyor diyebiliriz. 

DETAYLAR

Etkileyici tasarım Cihaz çarpıcı renk seçenekleri ve ince gövdesiyle premium bir tasarım sunuyor Su altı çekimleri Suya ve toza dayanıklı olan telefonun özel kılıfı su altı çekimlerinin kapısını aralıyor Kablosuz şarj Cihaz kablosuz şarjı bir adım öteye taşıyarak kablosuz şarj standına dönüşüyor Ultra geniş açı Yeni kameralarda monochrome yerini ultra geniş açı lense bırakıyor Gelişmiş yüz tanıma Cihazın ön panelinde yer alan teknoloji ile yüz tanıma özelliği seviye atlıyor Performans canavarı 7 nm Kirin 980 işlemcili cihaz, performansıyla yılın Android modeli olmaya aday .

 

Kaynak: http://www.log.com.tr/yasal-uyari-ve-kullanim-sartlari

Yorumlar

  • Yazılan haber yorumları hiçbir şekilde haberclick.com'un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Web Tasarım